Ücretli öğretmenlik: Modern kölelik
Atilla Özsever
Yeni öğretim yılında 80 bin ücretli öğretmen, asgari ücretin altında kölelik koşullarında çalıştırılıyor. Hiçbir kıdem ve emeklilik güvencesi yok, tatil döneminde ve hastalıkta ücret ödenmiyor, her an işsiz kalma riski var.
Bu hafta başında okullar açıldı, dersler başladı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), kadrolu öğretmenler yerine öğretmen açığını ücretli öğretmenlerle karşılamaya çalışıyor. MEB, il müdürlükleri kanalıyla ücretli öğretmen alımını gerçekleştirirken 1 kadrolu öğretmen yerine 3 ücretli öğretmen çalıştırmayı uygun görüyor. Ücretli öğretmenlik demek, asgari ücret ya da altında bir maaşla çalışmak, hastalandığında ücret kesintisine uğramak, tatillerde gelirsiz kalmak ve her an işinden atılma tehdidi ile baş başa kalmak demektir. Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği Başkanı Levent Atasoy, 10 Eylül 2026 günü MEB önünde yaptığı açıklamada şunları söyledi:“Tatillerde, hasta olduğumuz zamanlarda ücret alamadığımız gibi sigortamız da işlemiyor. Dolayısıyla emeklilik hakkımız öteleniyor, yani bize mezarda emekli olun diyorlar. 50 yaşına gelmiş insanlar nasıl emekli olacak, EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) hakkını bile elde edemedik. Sendika hakkımız da yok, dernek olarak buraya geldik. 80 bin ücretli öğretmen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın kölelik şartları altında çalıştırılıyor.”Asgari ücretin altındaÜcretli öğretmen statüsünde çalıştırılanların maaşları, 20 ile 30 bin lira arasında değişiyor. Sabit bir maaşları yok, kaç saat derse giriyorlarsa onun ücretini alıyorlar. Asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğu bu dönemde ücretli öğretmen maaşlarının ne kadar düşük olduğu ortadadır.Ücretli bir öğretmen haftada en fazla 30 saat derse girebiliyor. 30 saatlik derse girse bile bunun karşılığı çoğu zaman asgari ücretin altında kalıyor. Bu yıl yeni başlayan dönemde ücretli öğretmenin ders saat ücretinin 190 lira olduğu belirtildi. Haftalık 30 saatlik ders üzerinden aylık ücret 22 bin 800 liraya geliyor. Katsayı uygulamasıyla bu ücret biraz daha yükseltilebiliyor. Ücretli öğretmenlerin sigortaları eksik yatıyor, iş güvenceleri yok. İşsiz kaldıklarında işsizlik maaşı da alamıyorlar. Kaç yıl çalışırsa çalışsınlar, kıdem tazminatı hakları yok. Resmi ve dini tatillerde, ara ve yaz tatillerinde hem ücretleri kesiliyor hem de sigortaları yatırılmıyor (Vural Nasuhbeyoğlu: “Ücretli ‘köle’ öğretmenlik”, Evrensel, 5 Ağustos 2026).Gelecek kaygısı yoğunÜcretli öğretmenlerin her yıl yeniden görevlendirmesi söz konusu olmadığı gibi kadro güvencesinden de yoksun kalmaları nedeniyle yoğun bir gelecek kaygısı içinde bulunuyorlar, bu durum da mesleki tatmini ve motivasyonunu düşürüyor.Ücretli öğretmenler, ek derslerinin yanı sıra nöbet görevleri ve idari işler gibi ek sorumluluklarla da karşılaştıkları zaman bu görevler için de ek bir ödeme almıyorlar. Keza kadrolu öğretmenlerin yararlandığı promosyon, ek ödenek veya indirim haklarından yararlanamıyorlar. Birçok yerde kendilerine resmi öğretmen kimliği veya ulaşım pasosu verilmiyor.Öte yandan kadrolu öğretmen atamasını azaltan MEB’in ücretli çalıştırdığı öğretmen sayısının da 100 bine yaklaştığı belirtiliyor. Keza sınav kazanıp da ataması yapılmayan 600 bin dolayında öğretmen var.'3 işte çalışıyorum'Bir ücretli öğretmen, geçinemediği için üç yerde birden çalıştığını şöyle anlattı: “Özel bir kolejde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışıyorum, ikinci işim jimnastik öğretmenliği ve bir de ücretli öğretmenlik yapıyorum”.Geçimini sağlamak için birkaç işte çalışmak zorunda kalan ücretli öğretmenler, bu yoğun iş yükünün sonucu öğrencileri için de tam verimli olamıyorlar. Düşük ücretle çalışıp gelecek kaygısı yaşadıkları için öğrencilerinin başarılı olmasında da sorunlar yaşanıyor.Sendikal destekÜcretli öğretmenlerin hak aramak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde gerçekleştirdiği kitlesel buluşmalara eğitim sendikalarının destek vermesi de söz konusu oluyor. Öte yandan ücretli öğretmenlerin yasal statü belirsizlikleri nedeniyle memur sendikalarına üye olmalarında engeller yaşanıyor.Bununla birlikte Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası gibi bağımsız taban sendikaları, tüm ücretli öğretmenleri kendi çatıları altında birleşmeye ve haklarını örgütlü olarak aramaya davet ediyor.Bu arada eğitim sendikalarının hukuk büroları, aynı okulda aynı ders saatine giren fakat kadrolu meslektaşlarının üçte biri oranında gelir elde eden ücretli öğretmenlerin hak kayıpları için emsal davalar açıyorlar.Tatillerde, bayramlarda veya idari izinlerde kesilen ücretlerin geri alınması ve geriye dönük sigorta primlerinin tam yatırılması yönünde de bireysel ve kurumsal davalar yürütülüyor.Eğitim sendikaları, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin bütçe aktarımı gerekçesiyle geciktirdiği ek ders ödemelerine karşı bölge idare mahkemeleri nezdinde idari iptal ve alacak davaları açarak ücretlerin faiziyle ödenmesini talep ediyorlar.Kadrolu öğretmenlik şartPeki çözüm nedir? Eğitim sendikaları ve uzmanların temel görüşleri ise şöyle:“Kamusal eğitim anlayışı ile bağdaşmayan ve öğretmenleri ‘kadrolu-sözleşmeli-ücretli’ şeklinde ayrıma tabi tutan bu yapay hiyerarşi düzeni son bulmalıdır. Tüm öğretmenler, eşit işe eşit ücret anlayışı ile güvencesi sağlanan kadrolu bir statüde hizmet vermelidirler”.