Mekke Anlaşması Dışişleri Komisyonu'na sevk edildi
Haber Merkezi
Türkiye'yi Suudi Arabistan ve Pakistan'la ortak savunma mekanizmasına bağlayan Mekke Anlaşması, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından Dışişleri Komisyonu'na sevk edildi. Taraflardan birine yönelik saldırıyı tüm taraflara yapılmış sayan anlaşma, Türkiye'yi Yemen'e yönelik olası bir askeri müdahalenin parçası haline getirebilecek hükümler içeriyor. Üstelik anlaşmadan çekilmek için on yıl beklemek gerekiyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından Dışişleri Komisyonu'na sevk edildi.Türkiye'yi bölgesel güç mücadelelerinin ve emperyalist hesapların parçası haline getirebilecek anlaşma, imzalanmasının üzerinden iki buçuk ay geçtikten sonra Meclis gündemine taşındı. Anlaşmanın Meclis'ten geçmesi halinde Türkiye, kapsamı geniş ve sınırları tartışmalı bir ortak savunma mekanizmasının tarafı olacak.soL Haber'de yer alan haberleri desteklemek, güç vermek için tüm okurlarımızı soL Haber'e abone olmaya davet ediyoruz. ABONE OL Birine saldırı, tüm taraflara saldırı sayılacakAnlaşmanın ikinci maddesi, taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının bütün taraflara yapılmış sayılmasını öngörüyor. Taraflar, saldırıya uğrayan ülkeye karşılıklı yardım olanaklarının tamamını kullanarak derhal yardım etmeyi taahhüt ediyor. Bu kapsamda askerî imkân ve kabiliyetlerin kullanılması da mümkün.Anlaşmanın ilk maddesi ise taraflardan birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin veya uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi ya da tehlikeye düşmesi halinde “gerekli tüm yöntemlerin” kullanılmasını öngörüyor.Bu ifade, anlaşmanın kapsamına ilişkin önemli bir belirsizlik yaratıyor. Hangi koşullarda ne tür bir askerî desteğin devreye sokulacağı, tarafların nasıl bir değerlendirme yapacağı ve Türkiye'nin hangi durumlarda çatışmanın içine çekilebileceği soruları yanıt bekliyor.Anlaşma yalnızca karşılıklı savunmayla da sınırlı değil. Taraflar arasında istihbarat paylaşımı, lojistik destek, ortak askeri eğitim ve tatbikatlar ile savunma sanayisi alanında işbirliği de öngörülüyor. Anlaşmanın uygulanmasını yönlendirecek stratejik komitenin sekretaryasının Suudi Arabistan'da kurulması kararlaştırılıyor.On yıl boyunca çekilmek mümkün değilAnlaşmanın 16. maddesi, yürürlük süresine ilişkin dikkat çekici bir hüküm içeriyor. Buna göre anlaşma süresiz olarak yürürlükte kalacak ve taraflardan hiçbiri ilk on yıl içinde anlaşmadan çekilemeyecek. On yılın ardından çekilmek isteyen tarafın, en az üç ay önceden diğer taraflara yazılı bildirimde bulunması gerekiyor.Başka bir deyişle Türkiye, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından en az on yıl boyunca bu mekanizmanın içinde kalacak. Bu süre boyunca bölgesel güç dengeleri, iktidarların politikaları ve tarafların girişeceği askeri faaliyetler değişse bile anlaşmanın getirdiği yükümlülükler Türkiye'nin önünde duracak.Üstelik anlaşma, tarafların devam eden faaliyet ve projelerinin çekilme ya da sona erme tarihinden sonra da etkilenmeyeceğini belirtiyor.Yemen'e yönelik saldırıların parçası mı yapılmak isteniyor?Mekke Anlaşması'nın gündeme geldiği dönemde Yemen'e yönelik askeri müdahale tartışmaları da yoğunlaşıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'nin Yemen'e yönelik bir operasyona katılmasının istenip istenmeyeceği sorusuna AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için “Bunu yapabilirim” yanıtını vermiş, Erdoğan'ın kendisinden ne isterse yapacağını düşündüğünü söylemişti.Bu açıklama, anlaşmanın olası sonuçlarına ilişkin kaygıları güçlendiriyor. Suudi Arabistan'ın Yemen'deki askeri faaliyetleri ve ABD'nin bölgedeki müdahaleci politikaları ortadayken Türkiye'nin Riyad'la kurduğu bu ortak savunma mekanizması, ülkenin yeni bir askerî maceraya sürüklenmesi riskini beraberinde getiriyor.Türkiye'nin anlaşmaya taraf olması tek başına Yemen'e asker göndereceği anlamına gelmiyor. Ancak anlaşmanın geniş kapsamlı karşılıklı yardım hükümleri, askerî işbirliği düzenlemeleri ve belirsiz ifadeleri, böyle bir müdahalenin hangi koşullarda gündeme gelebileceği sorusunu Meclis'in önüne getiriyor.NATO yükümlülüklerinin tamamlayıcısıDışişleri Bakanı Hakan Fidan, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde Mekke İttifakı'nın Türkiye'nin NATO başta olmak üzere diğer ittifak ve anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını, bunların tamamlayıcısı olduğunu söylemişti.Bu açıklama, anlaşmanın Türkiye'nin mevcut askeri ittifaklarından bağımsız bir yönelim olmadığını gösteriyor. Türkiye bir yandan NATO üyesi olarak emperyalist ittifakın parçası olmayı sürdürürken diğer yandan Suudi Arabistan ve Pakistan'la yeni bir ortak savunma mekanizmasına bağlanıyor.Böylece Türkiye'nin dış politikası ve askeri yükümlülükleri daha geniş bir coğrafyada yeni çatışma ihtimalleriyle iç içe geçiyor. Bu sürecin Türkiye'nin güvenliğine nasıl katkı sağlayacağı sorusu ise anlaşmanın savunucuları tarafından yanıtlanmayı bekliyor.Mekke Anlaşması'nın Meclis'te görüşülmesi, yalnızca diplomatik bir metnin onaylanması meselesi değil. Türkiye'nin hangi ülkelerin bölgesel hesaplarına ortak olacağı, hangi savaşların tarafı haline gelebileceği ve bu kararların bedelini kimin ödeyeceği tartışılıyor.soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.